 |
|
İstanbul - Galatasaray Futbol Takımı'nın 2008-2009 sezonunda Ali Sami Yen Stadı'nda oynayacağı maçlar için kombine kart satışları sürüyor.
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, numaralı ve kapalı üst tribün kombinelerinin bittiği, eski açık için satışların sürdüğü bildirildi.
20 gündür sürmekte olan kombine bilet satışlarına büyük ilgi gösteren taraftarların, numaralı tribün ve kapalı üst tribündeki tüm kombineleri satın aldığı açıklanırken, Galatasaray Kulübü, gösterilen ilgi nedeniyle taraftarlarına teşekkür etti.
Öte yandan, gelen büyük talep üzerine, kapalı alt tribün için de kombine kart satışı yapılacağı bildirildi.
Yaz ayları boyunca yapılacak seyirci konforunun esas alındığı çalışmalarla bu bölümün tamamen yenileneceği vurgulanan açıklamada, kapalı alt tribünün yepyeni bir çehreye kavuşacağı kaydedildi.
Üstünün tamamen kapatılacağı bu bölümün girişinin de ayrı olacağı, koltuklarının tamamen yenileneceği ve bu tribüne özel VIP Salonu yapılacağı duyuruldu.
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, modern bir çehre verecek çalışmaların ardından kapalı alt tribünün, Ali Sami Yen Stadı'nın en gözde tribünlerinden biri olacağı, bu bölüm için kombine biletlerin satışa çıkarılacağı tarihin resmi siteden yakında duyurulacağı ifade edildi.
Öte yandan, Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde (TBBL) Fenerbahçe ile Galatasaray arasında yapılan play-off final serisindeki son maçta Kadıköy Caferağa Spor Salonu'nda yaşananlarla ilgili her iki kulübün açıklamaları devam ediyor.
Galatasaray Kulübü, Fenerbahçe Kulübü'nün konuyla ilgili olarak dün resmi internet sitesinden yaptığı açıklamaya, aynı şekilde resmi internet sitesinden yanıt verdi.
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, Fenerbahçe Kulübü'nün yaptığı açıklamanın üzüntü ve hayretle okunduğuna dikkat çekilerek, şu görüşlere yer verildi:
''Hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla aşağıdaki hususları spor kamuoyuyla paylaşmayı bir zaruret olarak değerlendiriyoruz.
Yapılan resmi açıklamada, Fenerbahçe yönetimi, Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ahmet Dedehayır'ı spor kamuoyuna adeta bir provokatör olarak itham etmeye cüret ettiği gibi, Fenerbahçe taraftarlarına da bir hedef olarak göstermiştir. Bu, fevkalade sorumsuz bir tutumdur. Böylesi bir resmi açıklamanın ardından doğabilecek sonuçlardan söz konusu açıklamanın kaynağı olan Fenerbahçe Yönetimi sorumlu olacaktır.
Galatasaray'ın misafir takım olarak Fenerbahçe ile oynadığı bayan basketbol final maçıyla ilgili durum son derece açıktır. Mızrak çuvalda saklanmaz.
Maçın bantları mevcuttur. Müsabaka baştan sona, Fenerbahçe seyircilerinin (taraftarı demiyoruz) küfür ve agresyonu altında oynanmıştır. Sayın Dedehayır söz konusu maçta yalnız da değildir. İki yönetici arkadaşımız yanında, diğer yöneticilerimiz (kendilerine yer ayrılmadığı için) tribünün çeşitli yerlerinden maçı izlemişlerdir. Küfürleri dinlemişlerdir. Fenerbahçe yönetimi 'Tribünde küfürle mücadelede biz başarıya ulaştık' diyor. Bravo! Öyleyse yaşadığımız Galatasaray'a özel bir uygulama mıdır? Kulübümüze ve oyuncularımıza ismen kişisel tacize giren aşağılık küfürlü tezahüratlar Fenerbahçe yöneticilerinin de gözü önünde yapılmıştır.
Kulübümüz Türkiye Basketbol Federasyonu nezdinde müracaatını yapmıştır. Türkiye Basketbol Federasyonu, Caferağa'da yaşananları değerlendirmeli ve bunu cezasız bırakmamalıdır. Kulübümüz uygulamanın takipçisi olmaya kararlıdır.
Fenerbahçe seyircisinin küfürleri altında oynanan maçın ardından 1 hafta geçmiş olmasına rağmen, şimdi resmi ağızdan bir iftira kampanyası açılmasını anlamakta güçlük çekiyoruz. Spor, nereye götürülmek isteniyor? Spor, hangi mecralara sürüklenmeye çalışılıyor? Bu tutumdan umulan nedir?
Galatasaray Spor Kulübü Yönetimi olarak, bu son derece düşündürücü durumu başta Fenerbahçelilerin ve spor kamuoyunun dikkatine getiriyor, Fenerbahçe yöneticilerine, daha önce de ısrarla söylediklerimizi tekrar ediyoruz:
Her iki kulüp de küfürlü tezahürata karşı duruşunda hem tavizsiz davranmalı, hem de yönetimler seviyesinde seyircilere örnek olacak karakter bütünlüğünü iyi niyet içerisinde sergileyebilmelidirler.
Gelin ezeli rekabetimizin güvencesi olan ebedi dostluğumuza yeniden adım atalım. Tepkilerden ve kimselerden çekinmeyin. Bu konuda yürekli olmak farzdır. Merak edilmesin, size de bu tutum yakışanı olacaktır. Bunun tersini savunmadığınıza inanıyoruz.
Çağrımıza cevabınız inancımızı doğrulayacaktır.''
|