 |
|
İstanbul - Lincoln, Florya Metin Oktay Tesisleri Turgay Vardar Basın Odası'nda düzenenlenen ve Futbol Aş Genel Müdürü Adnan Sezgin ev Profesyonel Futbol Takımı Menejeri Mustafa Turgun'un da katıldığı basın toplantısında, Galatasaray'ı takip eden medya mensuplarının sorularını yanıtladı.
İşte Brezilya'lı futbolcunun, Galatasaray kulübünün resmi internet sayfasından da yayınlanan açıklamaları:
Dört aydır burdayım ve yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. Sizler için yeni bir transferin hiç konuşmaması zor olmuştur, bugüne kadar bana karşı göstermiş olduğunuz sabır için teşekkür ederim. Gerek ligin zorluğu gerekse konuşmak için doğru zaman olduğunu düşünmemem buna neden oldu.
Türkiye'ye gelir gelmez bu kadar kısa sürede uyum göstereceğimi sanmıyordum. Çok kısa bir sürede kendimi evimde hissettim. Yalnız bu adaptasyonda burda birçok insanın büyük katkısı oldu. Geldiğim günden itibaren herkes bana yardımcı oldu. Sahada bakım yapan insandan, Başkan'a kadar herkes beni sevdiğini hissettirdi. Bunun için en alt kademeden, Başkan'a kadar herkese binlerce defa teşekkür ediyorum.
Beşiktaş maçı kampı öncesinde yaşadıklarımıza gelirsek; tek bir cevap vereceğim ve herkesin bunu anlamasını istiyorum. Öncelikle burda bulunduğum dört ay süresince yaşadığım olumsuz tek olay budur. Bunu tabii yaşamak istemezdim ancak herkes her zaman istediği şeyleri yaşayamaz. Kulübün kuralları vardır, ben bunlara uymadım ve hata yaptım. Beni ziyarete gelen insanlar dosttan önce ailem gibi gördüğüm insanlardı. Onlar beni büyük bir maçtan önce yüreklendirmeye gelmişlerdi ve ben hata yaptım ve kadro dışı kaldım. Hata yapınca insanların özür dilemesi gerekir. Ben de takım arkadaşlarımdan onları yalnız bıraktığım için özür diledim. Daha sonra hocam ile görüştüm. Hocam kurallar çerçevesinde bir karar almıştır ve doğrudur ancak bu konuda ona katılmadığımı da söyledim. Çok üzüldüm bu karar karşısında. Bunu saklamakta bir sakınca görmüyorum. O gece sabaha kadar uyuyamadım. Bana yakın olan insanlar bunu gördü zaten. Bu kadar ağır bir karar beklemiyordum. Sonuçta bir karar alınmıştır ve bize de buna uymak düşer. Biz oyuncular buraya bir hoca için oynamak için gelmedik, burada herkes Galatasaray'a hizmet için gelmiştir. Bu gerçek dahilinde ben bu kararı kabullendim.
Beşiktaş maçının ertesi günü hocam ile bir araya geldik. Bu kararın üzüntüsünü onunla paylaştım ve katılmadığımı söyledim. O da bana "bundan sonra nasıl olacak?" diye sordu, ben de açık bir şekilde şu cevabı verdim: "Buraya gelme kararımı verdim ve burada elimden gelenin en iyisini yapmaya geldiğimi" söyledim ve aramızdaki buzlar biraz eridi. Sion maçına çıkınca 10-15 bin taraftarımızın adımı söylemeye başladığı zaman büyük moral buldum ve o gün moralim % 80 düzeldi ve o moralle çıktım ve oynadım, bunun için taraftara çok teşekkür ediyorum ancak yine de % 100 herşeyi unuttuğumu söyleyemem. Bu konu kapanmıştır, benim Galatasaray ile 4 yıllık mukavelem var, bu 4 yılın ardından da futbola devam etmek istemiyorum. Galatasaray futbolu bırakmak istediğim yerdir.
Türk Milli Takımı'nda oynama konusuna gelince, açıkçası yazılanları ben de gazetelerden takip ediyorum. Şu ana kadar resmi olarak bana gelmiş bir teklif yok. Resmi olarak böyle bir teklif gelirse; bu bana büyük gurur verir. Bu benim iyi bir oyuncu olduğumu gösterir. Böyle bir teklif gelirse, sevdiğim insanlarla bir araya gelip düşünürüm. Yöneticilerime ve aileme danışıp ciddi bir şekilde düşünürüm. Türk vatandaşlığına geçersem, Milli Takım'da oynamak işin zor kısmı değil, zor kısım ismimi değiştirmek olur. Brezilya'dan Türkiye'ye gelirken; Almanya'da aktarma yaptığımda menajerime, "Türkiye'de beni kimse karşılayacak mı? diye sordum; o da gülerek, "bir kaç kişi herhalde seni karşılar" dedi. Havaalanında beni karşılayan binlerce insanı görünce doğru yerde olduğumu anladım ve inanılmaz bir pozitif havaya girdim ve kendi kendime "Tanrı beni olmam gerektiği yere gönderdi" diye düşündüm. Bu etkileyici bir başlangıçtı. Bunun içinde ayrıca herkese teşekkür ediyorum.
Futbolumla ilgili şunları söylemek istiyorum; 4 aydan beri iyi futbol oynamam için gerekli tüm ortam bana sağlandı. Burda dostlarım var, bana destek olan insanlar var. Tüm sorunlarımı çevremdekiler hallediyor, bana yalnızca futbolu düşünmek kalıyor. Herhalde bu benim kaderimde var, gittiğim tüm kulüplerde başka oyuncular ile karşılaştırdım. Bu karşılaştırmaları doğru bulmuyorum, çünkü büyük oyunculara çok saygım var. Hagi ile karşılaştırılınca alttan aldım, çünkü onun burada yaptıklarını başka hiçbir futbolcunun yapacağını düşünmüyorum. Buraya elimden gelen herşeyi yapmaya geldim ve kanımı son damlasına kadar bunun için çalışacağım fakat Hagi ile karşılaştırılmamı çok doğru bulmuyorum. Bu 4 ay içinde Hagi hakkında o kadar çok güzel şey duydum ki; gerçekten birebir tanışmak istediğim insan. Kim bilir belki Hagi ile beraber sizlerle bir röportaj yaparım."
Futbolu 32 yaşında bırakma kararının çok erken olup olmadığı sorusuna Lincoln: "Doğrusunu söylemek gerekirse, bu fikrimi açtığımda tüm insanlar bana aynı şeyi söylüyor. Beni yakınen tanıyan insanlar bilir ki; geleceğini planlayan bir insanım. Şunu da unutmamak lazım, geleceği bir tek Tanrı bilir. O yaşa geldiğimde kendimi oynayacak güçte hissedersem oynarım ancak şu an için kararım bu. Ancak nihai bir karar değil. Şu an kafamda yalnızca Galatasaray'da 4 yıl oynamak var.
Fenerbahçeli Alex ile karşılaştırılması hakkında ise Lincoln: "Karşılaştırılmalardan hoşlanmıyorum, hiçbir oyuncu birbiriyle karşılaştırılmaktan hoşlanmaz. Kendisi ile ümit milli takımda da beraber oynamıştık ve iyi bir oyuncu. Alex, Fenerbahçe'nin kontratlı oyuncusu ve elinden gelen herşeyi Fenerbahçe için yapıyor, ben de Galatasaray'ın kontratlı oyuncusuyum ve elimden gelen herşeyi takımım için yapıyorum. Olayı böyle düşünmek lazım, bu soruların da tekrar tekrar geleceğini biliyorum.
Brezilya Milli Takımı'na neden çağrılmadığı hakkında soruyu Lincoln: "Bu sorunun cevabı aslında çok zor, Brezilya A Milli Takımı'na çağırıldım, Copa America'nın hazırlık bölümününde vardım ancak oynama fırsatım olmadı. Milli Takım'a çağırılmak önemli, bu iyi oynadığınızı gösterir ancak oynamadığım için de sorun yapmam. Çünkü önemli olan kulüp takımımda ne yaptığımdır; orada kontratım vardır ve önemli olan budur. Düşününce ben de niye çağırılmadığımı bilemiyorum, 22 yaşımda Avrupa'ya geldim ve sürekli 11'de oynadım. 2005 yılında Almanya'nın en iyi oyuncularından biri seçildim. Niye çağırılmadığımı ben de anlam veremiyorum." şeklinde cevaplandırdı.
Alex ile kontağım oldu, daha sonra Nobre ve Ricardinho aradı. Şu ana kadar hep beraber bir şey yapmadık. Adaptasyonumda bu isimler yardımcı olmadı. Adaptasyonumda en çok yardımcı olan aynı dili konuştuğumuz Mustafa Turgun'dur.
Lincoln, UEFA Kupası hakkında ise: "Bizim grubumuz çok kolay bir grup değil. Çünkü herkes elinden gelenin en iyisini yapacak. Özellikle Galatasaray'ın ne kadar büyük bir kulüp olduğunu bilip, ellerinden gelenin en iyisini yapacaklar. Biz de Galatasaray'ız ve yapabildiğimizin en iyisini yapmak için uğraşacağız. Şu ana kadar geçtiğimiz 2 turu unutup, önümüze bakmalıyız. Adım adım ilerlemeliyiz. Aynı takımın oyuncuları bir kaç sene beraber oynadığı zaman verim artar, biz yalnızca 3 aydır beraberiz, buna karşın iyi işler çıkardık ve bu şekilde devam etmek istiyoruz.
|